Çocuklar İçin İngilizce Soru Sorma: Sıra Sende
Çocuğunuz yalnızca cevap vermesin, soruyu da başlatsın. What, where ve can ile üç soru kalıbı, örnek diyaloglar ve etkileşimli bir alıştırma.
Kısa cevap: İngilizce soru sorma pratiğinde çocuğun gerçekten bilmediği bir bilgi oluşturun. Önce “What is it?”, “Where is it?” veya “Can I…?” kalıplarından birini modelleyin; sonra cevabı bilen kişiyle soran kişinin rollerini değiştirin.
2026-10-05 · Stayeng veli rehberi
Bu rehberden sonra uygulayın
- Tek bir soru kalıbı seçin.
- Cevabı yalnızca bir kişinin bildiği oyun kurun.
- Soran ve cevap veren rolleri değiştirin.
- Bağımsız sorulan bir soruyu öğretmene iletin.
Birlikte deneyin
Bir yanıt seçin ve açıklamayı okuyun. Bu küçük çalışma bir seviye testi değildir; yanıtlar kaydedilmez.
Nesnenin nerede olduğunu öğrenmek istiyorsun.
- What is it?
- Where is it?
- Can I sit?
Yanıt ve açıklama
Where is it?: Where yer sorar: “Where is it?” — “In the box.”
Nesnenin ne olduğunu bilmiyorsun.
- What is it?
- Where is it?
- I am happy.
Yanıt ve açıklama
What is it?: What nesneyi tanımak için kullanılır: “What is it?” — “It is a pencil.”
Kalemi nazikçe istemek için seç.
- Where is blue?
- It is red.
- Can I have the pencil, please?
Yanıt ve açıklama
Can I have the pencil, please?: Can I have…? bir şeyi istemek için kullanılabilir. Ardından “Yes, here you are” cevabını canlandırın.
Soru sormak için bilgi eksikliği oluşturun
Yetişkin bütün cevapları zaten biliyor ve bütün soruları kendisi soruyorsa çocuk çoğunlukla cevap veren rolde kalır. Bir oyuncağı torbaya koyup ne olduğunu yalnızca bir kişinin bilmesini sağlayın. Artık soru sormanın oyunda gerçek bir amacı vardır.
Cambridge English, çocukların dili kullanmak için gerçek nedenler bulmasını vurgular. Buradaki öneri bunun küçük bir ev uygulamasıdır: çocuktan rastgele on soru ezberlemesini değil, oyunda ihtiyacı olan tek soruyu kullanmasını isteyin.
What ve where aynı soruyu sormaz
“What is it?” nesnenin ne olduğunu sorar. “Where is it?” nerede olduğunu sorar. Torbadaki nesneyi bulduktan sonra onu odadaki bir kutuya saklayın; böylece iki sorunun farklı görevleri görünür olur. İlk turda yalnızca birini çalışmak da yeterlidir.
Bir model konuşma şöyle olabilir: “What is it?” — “It is a pencil.” Ardından “Where is it?” — “In the box.” Yeni başlayan çocuk kısa cevabı verebilir; soran kişinin cümlesini de sırayla deneyin. Kelimeyi bilmemekle soruyu kuramamak aynı sorun değildir.
Can I ile küçük bir izin isteyin
Bir resim etkinliğinde kırmızı kalemi kendinizde tutun. Çocuk “Can I have the red pencil, please?” diye sorabilir. Cümle uzunsa “Can I have it, please?” ile başlayın ve kalemi gösterin. Burada hedef sesli ve anlamlı bir istek başlatmaktır.
İsteğe doğal bir cevap verin: “Yes, here you are.” Sonra siz sorun, çocuk kalemi uzatsın. “Can I” kalıbını her soru türünün yerine koymayın; örneğin bir yer sormak için “Where is…” modeli daha uygundur.
Üç dakikalık gizli nesne oyunu
Üç tanıdık nesne seçin. İlk kişi birini saklasın, diğeri önce ne olduğunu, sonra yerini sorsun. Yanıtları başta iki seçenekle sınırlayın: pencil veya book; bag veya box. Bulunca roller değişsin. Hız yarışması veya puan tablosu gerekmiyor.
Daha ileri bir çocuk “Is it blue?” gibi bir evet-hayır sorusuyla ipucu toplayabilir. Bir turda yalnızca yeni bir kalıp ekleyin. Çocuk yanlış kelime sırası kullandığında oyunu kesip bütün dil bilgisini anlatmak yerine doğru soruyu doğal biçimde tekrar modelleyin.
Öğretmenle hangi ilerleme paylaşılmalı?
Stayeng dersinde öğretmene “Sorulara cevap veriyor, ama kendisi başlamıyor” gibi somut bir gözlem iletin. Sonraki derste öğretmen bir oyun bilgisini çocuktan isteyerek rolü tersine çevirebilir. Bu, daha zor kelimelere geçmeden konuşma sırasını paylaşmanın bir yoludur.
Evde not alacaksanız üç basit ayrım kullanın: modeli tekrarladı, ipucuyla sordu, kendi başına sordu. Bunlar resmî bir seviye puanı değildir. Hangi desteğin işe yaradığını öğretmene anlatan küçük gözlemlerdir.
Sık sorulan sorular
Çocuğum tek kelimeyle soruyor; kabul edelim mi?
İletişimi sürdürün ve kısa tam modeli sunun. “Pencil?” dediğinde isteği anlayıp “Can I have the pencil, please?” cümlesini örnekleyebilirsiniz.
Bütün soru kelimelerini birlikte öğretmeli miyim?
Hayır. Bir işlevle başlayın: nesneyi tanımak, yer sormak veya izin istemek. Rahat kullanınca diğerini ekleyin.